Gaga Gölü

Gaga Gölü, Fatsa ilçesinin 6 km güney doğusunda, Yassıtaş, Sefaköy ve Meşebükü köyleri sınırları içinde, Fatsa-Aybastı karayolunun hemen kenarında yer alır.

Gaga Gölü, tarihi kesin olarak belli olmayan bir heyelan sonrasında oluşmuştur. Bolaman Irmağı ile batısındaki Yassıtaş mevkii arasında; yaklaşlık 6 km2'lik bir alanı etkileyen heyelan sonucu, yapıyı oluşturan üst Kretase flişleri (Kalker, Kumtaşlı, Marn, Kil, Aglomera, Tüşit) 25° civarında eğimli olduğu kuzeydoğu yönünden kayarak, çok arızalı, girintili-çıkıntılı bir yüzey oluşturmuştur. Bu yüzey üzerinde pek çok göl oluşmuş, ancak bunların büyük kısmı kurumuş ya da kurutulmuştur.

Göl, Karadeniz Bölgesi'nde görülen tipik heyelan seti göllerden değildir. Heyelan sonrası oluşan enkaz seti gölüdür. Heyelan kütlesinin önünde, topuk kısmı ile karşısında bulunan yapısal bir yükselti arasında kalan çukurluğun sularla dolması sonucunda oluşmuştur. Yaklaşlık 68.000 m2'lik(2) bir alan kaplayan gölün derinliği 10-25 m.(2) arasında değişmektedir. Gölü besleyen büyük bir akarsu yoktur, dip kaynakları, yüzeysel akış ve göl alanına düşen yağışlarla beslenmektedir. Boşalımı ise buharlaşma ve bir tahliye kanalıyla gerçekleşmektedir. Gölün orta kısmında kamışlarla kaplı küçük bir adacık yer almaktadır. Bu ada ve göl ile ilgili yerel halk tarafından efsaneler söylenmekte, göle “Kiliseli Göl” de denilmektedir.

Göl, iki ayrı çanağa sahiptir. Bunun başlıca nedeni, yamaçlarda oluşan yeni kaymaların, gölün, zaten oldukça dar ve sığ olan kısmını kapatmasıyla ilgilidir. Bu yeni kaymalar sonucunda gölün batısında kalan küçük kısmı tamamen kapalı bir karakter kazanmış, sularının kalitesi bozulmuş, seviyesi düşmüş ve çevresinde bataklıklar oluşmaya başlamıştır. Bu nedenle, gölü ikiye ayıran eşik daha sonra yöre halkı tarafından yarılarak, bağlantı yeniden sağlanmıştır. Günümüz koşullarında da suların çok azaldığı dönemlerde göl, ikiye ayrılabilmekte, ancak bu durum fazla uzun sürmeden, yeniden birleşmektedirler.

Gaga Gölü, doğal güzelliğiyle yörenin en önemli sucul ekosistemlerinden biridir. Fındık bahçelerinin arasında, yeşillikler içindeki göl, birçok sucul bitki ve hayvan tür çeşitliliğine sahiptir. Gaga Gölü'nün çevresinin büyük bir kısmı sucul makroşitlerle çevrilidir. Özellikle kamış bitkileri geniş bir yoğunluk göstermektedir.

Gölün kıyıya yakın kısımlarında; yaprağı su yüzeyinde yüzen bitkilerden sarı nilüfer (Nuphar), emers bitkilerden (yarısı su üstünde yarısı su altında) kamışlar, sazlar ve submers bitkilerden (tamamensu altında olan) Potamogeton, Ceratophyllum, Myriophyllum gibi çeşitli sucul bitkiler bolca bulunmaktadır. Bu bitkilerin su ekosisteminde çok önemli rolleri vardır. Gölün batısında kalan ve daha sığ olan göl, bataklık göl görünümünde bir sulak alandır. Küçük bir kanalla bağlantılı olan bu sulak alan, fındık bahçelerinin ortasında 1-2 m derinliktedir. Ancak kurak sezonlarda yada gölden deşarjın fazla olduğu zamanlarda bu alandan su çekilerek daha da sığlaşmaktadır. Bu durum sulak alan ekosisteminde yaşlayan birçok canlı için olumsuz bir durumdur. Göl yağışlı sezonlarda yükselmekte, gölün hemen kıyısından geçen Fatsa-Aybastı karayolu zaman zaman su altında kalmaktadır. Bu durumu engellemek için, yolun geçtiği kıyı vejetasyonu bozularak yol seviyesi yükseltilmişltir. Bu da gölün doğal özelliğini bozmuştur.

Gaga Gölü sulak alanı kamışlar yoğun olmak üzere çeşitli sucul bitkilerle kaplıdır. Özellikle su yosunları birlikte bu bitkiler sudaki çözünmüş oksijenin kaynağını oluştururlar. Su bitkileri biyolojik arıtımda rol oynarken, su kuşları için de önemli bir habitat oluşturmaktadır. Bu bitkilerden özellikle kamış ve sazlar su kirliliğini engellerler. Suya karışan özellikle azotlu bileşlikleri bünyelerinde depo ederek, suyun ötrofikasyonunu önlerler. Bu şekilde biyolojik olarak suyun arıtımını sağlarlar. Gaga Gölü sulak alanı, aynı zamanda birçok su kuşunun barındığı, ürediği, konakladığı bir alandır. Özellikle göç yolu üzerinde bulunması sebebiyle kışın kuğuların konakladığı özel bir lokalitedir. Göl, bu özellikleriyle kuş gözlemciliği için değerlendirilebilir önemli bir mekandır. Gölde bol miktarda bulunan sazan balığı, soğuk sezonları bu sulak alanda geçirmekte, burada yumurtlayıp üremektedir.

Göl herhangi bir endüstriyel nitelikli bölge ile ilişkili olmadığı için endüstriyel kirlenmeden söz edilemez. Ancak hemen kıyısından geçen karayolundan kaynaklanan bir kirlenme söz konusudur. Fındık bahçesinde kullanılan gübre ve ilaçlar yüzey suyuyla göle ulaşmakta, bu da tarımsal kirlenmeye sebep olmaktadır. Göl çevresindeki fındık bahçelerinde gerçekleştirilen hayvancılık faaliyetlerinden kaynaklanan fosfor kirliliğinde de söz edilebilir. Yine, fındık bahçelerinde bilinçsizce kullanılan tarımsal ilaçlardan pestisit ve herbisitler suya karışarak, içeriğindeki toksik maddeler besin zinciri yoluyla insana kadar ulaşmaktadır.

Göl çevresindeki fındık bahçeleri, yağışlı sezonlarda su seviyesinin yükselmesiyle zaman zaman su baskını altında kalmaktadır.

Ordu İl Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından göl ve çevresinde av yapmak yasaklanmıştır.

Gölün gelecek kuşlaklara kalması için sucul ekosisteme müdahale edilmemesi göl ve çevresinin özellikle insan kaynaklı bir kirlenmeye maruz bırakılmaması gerekir.

Turizm alanı olarak değerlendirilebilir bir yer olan Gaga Gölü şirin, doğal bir güzelliğe sahiptir.

Kaynaklar:
1. Akkan, E. & Gürgen, G., 1993. Gaga Gölü (Ordu). Ankara Ü. Türkiye Coğraşyası Araştırma ve Uyg. Mrk., Türkiye Coğrafyası Dergisi, 242-249
2. www.ordutarim.gov.tr/subeleler/pro/suurunkomisformu.htm